Kategori: Ekonomi

  • Açık artırmada araçlar ortalama 60 saniyede satılıyor

    Açık artırmada araçlar ortalama 60 saniyede satılıyor

    İkinci el arabanızı hızlı, güvenilir, doğru fiyata ve en az zaman ayırarak satmak istediğinizde tercih edebileceğiniz en iyi yöntemlerin başında açık artırma modeli geliyor. Bu yöntemle aracınızı satarken noter satış sürecinde, araç bedelinin hesabınıza geçişinde ve araç tesliminde güvenli bir süreçle aracınızı satma imkanına sahip oluyorsunuz. Sektörde 20 yıldan fazla tecrübeye sahip ekibiyle profesyonel alıcıları bir araya getirerek hızlı stok dönüşü ve güvenli ticaret imkanı yaratan OtoArena, açık artırma modelinin kurumsal alıcılara kazandırdıklarını açıkladı.

    Kökleri MÖ 500’lere antik Babil ve Roma dönemlerine kadar uzanan açık artırma yöntemi, tarih boyunca değeri belirsiz veya değişken olan varlıkların en şeffaf ve hızlı şekilde fiyatlanmasını sağlayan en temel ticaret mekanizması olmuştur. OtoArena, insanlığın pazarlık stresini ortadan kaldırmak ve ürünün gerçek piyasa değerini rekabet ortamında keşfetmek amacı güden bu yöntemi farklı bir boyuta taşıyor.

    OtoArena; canlı yayında gerçekleştirdiği açık artırmalardaki sunucu performansı, ve fiyatı alıcıların belirlediği yöntemiyle şeffaf bir alım-satım ortamı sunuyor.  

    Açık artırma araç satış modeli alıcılara neler kazandırıyor?

    Haftanın 6 günü 1.000’in üzerinde aracın, canlı yayında sunuculu bir şekilde satışa sunulduğu açık artıma sisteminde; her bir açık artırmaya tüm Türkiye’den ortalama 500 ile 800 arasında kurumsal alıcı katılıyor. Araçların yaklaşık 30-60 saniyede satıldığı sistem, alıcılara kazandırdığı zamanla da dikkat çekiyor. 

    Geleneksel modelde araçlar ortalama 21-35 günde satılırken, OtoArena’nın açık artırma sistemiyle araçlar hızla satılıyor. Tedarik süresinin kısalmasıyla kurumsal alıcılar yalnızca kendi işlerine odaklanıyor.

    Pazarlık süreçlerinin yarattığı belirsizliği, şeffaf olmayan teklif yapılarını ve zaman kaybını ortadan kaldıran OtoArena, açık artırma modeliyle kurumsal alıcılara aradıkları araca doğru ve şeffaf bir ortamda ulaşma imkanı sunuyor.

    Açık artırma modeli şeffaf bir satış süreci sunuyor

    İkinci el araç satışı için geliştirilmiş, yüksek rekabete odaklı, canlı online açık artırma platformu OtoArena, ikinci el araç satın alma deneyimini güvenli, rekabetçi ve pratik bir hale getiriyor. 

    Model sayesinde alıcılar, aracın fiyatının serbest piyasa koşullarında tüm alıcıların katıldığı bir rekabetle kendilerinin belirlediğini bildiğinden tüm süreç şeffaf bir şekilde işliyor. 

    Tüm tekliflerin açık ve izlenebilir olduğu bu ekosistemde alıcılar, tamamen kendi kazanç hesapları doğrultusunda güvenle teklif veriyor. 

    Alıcı, ‘Bu araç için ne kadar ödemeliyim?’ kararını kendi bütçesine ve aracın durumuna göre özgürce veriyor. OtoArena açık artırma modeli, haftanın 6 günü, her çeşit marka-model aracı onu en çok isteyen ve ona en doğru değeri biçen kurumsal alıcının o araca ulaşmasını sağlayarak ekonomik verimlilik sunuyor. 

    “Alıcılara fırsat eşitliği sunuyoruz”

    2025 Aralık sonu itibarıyla 10.000’den fazla araç satışı gerçekleştirerek sektöre yeni bir soluk getiren OtoArena, alıcı ile satıcıyı en güvenli, şeffaf ve adil bir zeminde buluşturuyor. Alıcılar, açık artırma modeli sayesinde, aradığı aracın gerçek piyasa değerini bilerek güvenle teklif veriyor. Bu da pazarda hem alıcı güvenini inşa ediyor hem de kaliteli araç arzının sürdürülebilirliğini sağlıyor.

    OtoArena Kurucusu ve Genel Müdürü Pınar Özsoy, “OtoArena olarak ekspertizden ödeme garantisi ve evrak takibine kadar tüm operasyonel süreçleri tek bir merkezden yöneterek uçtan uca hizmet veriyoruz.  Tecrübemizle geliştirdiğimiz açık artırma sistemimiz sayesinde, geleneksel listeleme yöntemlerinin aksine fiyat keşfini dinamik ve canlı bir etkileşimle gerçekleştiriyoruz. Haftanın 6 günü gerçekleştirdiğimiz canlı online açık artırmalarda araçlar sunucu eşliğinde tek tek canlı olarak sunuluyor ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen eş zamanlı katılım ve tekliflerle gerçek piyasa değerini buluyor. Tam şeffaflığa sahip OtoArena açık artırma modelimiz ve hızlı satış sunumumuzla; alıcıların zamanlarının büyük kısmını aldıkları araçların satışına ayırmalarını sağlıyoruz. Aracın gerçek piyasa değerine ulaşmasıyla tüm kurumsal alıcılara fırsat eşitliği sunduğumuzu özellikle belirtmek isterim.” açıklamasını yaptı.

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Şekerbank’a Global Finance’ten inovasyon ödülü

    Şekerbank’a Global Finance’ten inovasyon ödülü

    Şekerbank, finans sektörünün önde gelen yayınlarından Global Finance tarafından yenilikçi finansal çözümlerin değerlendirildiği “Innovators Awards 2026” kapsamında, çiftçi ve esnafın şubeye gitmelerine gerek kalmadan Şekerbank müşterisi olabilmelerine imkân sağlayan projesiyle ödül almaya hak kazandı. 

    Şeker Mobil üzerinden sunulan çözüm sayesinde çiftçi ve esnaf kullanıcılar, ilave bilgi belge sunmalarına gerek kalmadan uzaktan müşteri olarak bankacılık işlemlerini daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Süreç boyunca online servisler aracılığıyla kullanıcıların sektörel durumları anlık olarak belirlenirken, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ve Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) entegrasyonları üzerinden gerçekleştirilen doğrulamalar sayesinde, kullanıcıların ek bir işlem yapmasına gerek kalmıyor. Bu sayede dijital kanallar üzerinden müşteri edinim süreçleri kolaylaştırılırken, çiftçi ve esnafın iş yerlerinden ayrılmalarına gerek kalmadan bankacılık hizmetlerine erişimi sağlanıyor.  

    Mustafa Çamlar: “Çiftçi ve esnafımızın bankacılık işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik dijital çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.” 

    Şekerbank Dijital Çözümler ve İşletme Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çamlar “Çiftçilerimizin ve esnafımızın işinin başından ayrılmadan bankacılık hizmetlerine hızlı ve kolay bir şekilde erişebilmesi büyük önem taşıyor. Bu nedenle geliştirdiğimiz Uzaktan Müşteri Edinimi projemizin Global Finance tarafından inovasyon alanında ödüle layık görülmesi ve dijital bankacılık hizmetlerimizin uluslararası ölçekte takdir edilmesi bizim için çok değerli. Bu kapsamda çiftçi ve esnafımızın bankacılık işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik dijital çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi.

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TECNO, IFA ShowStoppers® 2026’da Yeni MEGABOOK Dizüstü Bilgisayarlarını ve Yeni Telefonlarını Sergiledi

    TECNO, IFA ShowStoppers® 2026’da Yeni MEGABOOK Dizüstü Bilgisayarlarını ve Yeni Telefonlarını Sergiledi

    TECNO, IFA ShowStoppers® 2026’da ilk 360° dönebilen dokunmatik ekranlı bilgisayar serisi MEGABOOK T15 360’ı duyurdu. Şirket; yenilikçi dizüstü bilgisayarlarının yanı sıra 0 mm çerçevesiz konsept telefonunu ve eylül ayında sahne alacak yeni akıllı telefon modellerini teknoloji severlerle buluşturdu.

    Yapay zeka odaklı yenilikçi teknoloji markası TECNO, bugün IFA ShowStoppers 2026’da 360° menteşeli ve dokunmatik ekran destekli ilk dizüstü bilgisayar serisinin lansmanını yaparak MEGABOOK T15 360 Serisi’ni duyurdu.

    IFA ShowStoppers 2026’da ayrıca 17 inçlik MEGABOOK T17 Ultra, TECNO’nun ilk Intel Wildcat Lake tabanlı dizüstü bilgisayarı MEGABOOK K15S WCL, Yeni Nesil Çerçevesiz Konsept Telefon, yakında çıkacak olan TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition ve TECNO CAMON Slim 5G yer aldı.

    MEGABOOK T15 360 Serisi: TECNO’nun İlk 360° Menteşeli Dokunmatik Ekranlı Dizüstü Bilgisayarı 

    TECNO; çalışma, eğitim, içerik üretimi ve eğlence süreçlerindeki esnek kullanım ihtiyaçlarına yanıt veren yeni MEGABOOK T15 360 Serisi’ni tanıttı. MEGABOOK T15 360 ve MEGABOOK T15 360 Pro modellerinden oluşan yeni seri hem tablet hem de bilgisayar deneyimini tek bir cihazda buluşturuyor. Tek bir cihazla farklı günlük senaryolara uyum sağlayan seri; 360 derece dönebilen ekranıyla farklı görevlere kolayca uyum sağlarken kısıtlı alanlarda pratik kullanım sunuyor. Cihaz; verimli çalışma için Dizüstü Bilgisayar modunu, not alma ve çizimler için Tablet modunu, dar alanlarda rahat izleme için Çadır modunu, fikir paylaşımı ve sunumlar içinse Stant modunu destekliyor.

    Hassas CNC işleme yöntemiyle üretilen tamamen metal gövde, cihazın esnekliğini şık ve dayanıklı bir tasarımla harmanlıyor. Ekran tarafında ise her iki model, 10 noktalı çoklu dokunmatik kontrole sahip 15,6 inçlik 16:9 panelle geliyor. İsteğe bağlı sunulan MPP 2.0 aktif kalem desteği, el yazısı ve çizimlerde daha hassas kontrol sağlıyor.

    Tamamen metal gövde; cihazın esnekliğini şık ve dayanıklı bir tasarımla harmanlıyor. Ekran tarafında ise her iki model, 10 noktalı çoklu dokunmatik kontrole sahip 15,6 inçlik 16:9 panelle geliyor. İsteğe bağlı sunulan MPP 2.0 aktif kalem desteği, el yazısı ve çizimlerde yüksek hassasiyet sağlıyor.

    Ekrandan Performansa Çok Yönlü Bir Deneyim

    İki model arasındaki temel farkı ekran konfigürasyonları oluşturuyor. Standart MEGABOOK T15 360 modeli Full HD çözünürlük, 60Hz yenileme hızı ve 320 nit parlaklık sunarken; MEGABOOK T15 360 Pro, 2560 × 1440 çözünürlüklü 2.5K 120Hz ekranı, %100 sRGB renk gamı ve 350 nit parlaklığıyla daha ince detaylar ve geniş bir renk kapsamı sunuyor.

    Güçlü performans, esnek depolama ve uzun pil ömrünü bir arada sunan seride, yoğun iş yükleri için Intel Core Ultra 9 185H işlemci seçeneği yer alıyor. Her iki modelde 7467MHz’e kadar hız sunan LPDDR5X bellek ve PCIe M.2 SSD depolama bulunurken, seçili modellerdeki ikinci SSD yuvası sayesinde ekstra depolama alanı sunuyor. Mobil tarafı güçlendiren 70Wh pil ise taşıması kolay 65W PD GaN hızlı şarj cihazıyla eşleştiriliyor.

    Seri, kablosuz tarafta Wi-Fi 6E ve Bluetooth 5.4 teknolojilerini sunarken, harici ekranlar ve depolama cihazları için 7 adet dahili bağlantı noktası barındırıyor. TECNO OneLeap teknolojisi sayesinde telefon, tablet ve bilgisayarlar arasında pratik bir cihazlar arası çalışma ortamı sağlanıyor. Sayısal tuş takımlı ve aydınlatmalı klavye, parmak izi okuyuculu açma tuşu, DTS:X Ultra ses destekli çift hoparlör, web kamerası ve çift mikrofon ise günlük kullanım konforunu artırıyor. 

    MEGABOOK T15 360 Serisi’nin 2026’nın 4. çeyreğinde Avrupa’da satışa sunulması planlanıyor. Standart model konfigürasyona bağlı olarak 899€ ile 999€ arasında fiyatlandırılırken, Pro model 1.099€ fiyat etiketiyle çıkış yapacak. Rekabetçi fiyatlandırmasıyla seri, katlanabilir dokunmatik ekranlı dizüstü bilgisayarları daha geniş kitleler için erişilebilir kılmayı hedefliyor.   

    TECNO, Farklı İhtiyaçlara Yönelik Yeni MEGABOOK Modellerini de Tanıttı

    Seride yer alan iki ek model ise farklı kullanım önceliklerine hitap ediyor. Genç profesyoneller ve öğrenciler için tasarlanan MEGABOOK K15S WCL; bütçe dostu Intel Wildcat Lake platformunu geniş 16:10 ekran, dayanıklı metal tasarım, 70Wh pil ve 65W GaN hızlı şarj ile birleştirerek günlük çalışma ve eğitim için güvenilir bir performans sunuyor.

    Eğlence ve ortak ev kullanımını önceliklendiren performans odaklı kullanıcılar için geliştirilen 17,3 inçlik MEGABOOK T17 Ultra ise Intel Core Ultra 9 işlemci seçeneği ve LPDDR5X belleğiyle yoğun verimlilik, orta düzey oyunculuk ve kreatif düzenlemeler için öne çıkıyor. Cihazın geniş 16:9 ekranı sürükleyici bir seyir deneyimi sunarken, 99.99Wh pili ve 100W GaN PD hızlı şarjı uzun soluklu çalışma ve eğlence seanslarını destekliyor.

    Yeni Nesil Çerçevesiz Konsept Telefon Sahneye Çıktı

    TECNO’nun Yeni Nesil Çerçevesiz Konsept Telefon’u, ilk kez IFA ShowStoppers 2026’da sergilendi. Cihaz yeni iç bileşen tasarımı, yapısal mühendislik ve özel ekran paketleme teknikleriyle ekran mimarisini sil baştan ele alarak fiziksel siyah kenarları tamamen ortadan kaldırıyor. Gerçek anlamda 0 mm olan ekran çerçevesi, kullanıcılara son derece temiz ve kesintisiz bir izleme deneyimi vaat ediyor.

    Performans ve Tasarım Odaklı İki Yeni Akıllı Telefon Yolda

    Fuar kapsamında geleceğe yön veren konseptlerin yanı sıra eylül ayında satışa sunulacak iki yeni akıllı telefon modeli de tanıtıldı. Bu modellerden biri olan TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition, ikonik Tonino Lamborghini tasarımını POVA serisinin yüksek performansıyla birleştiriyor. İşlem gücü, kamera yetenekleri ve yapay zeka özellikleriyle öne çıkan cihaz, gücünü MediaTek Dimensity 7400 Ultimate 5G işlemci ve TECNO üretimi P1 Grafik Çipinden oluşan çift çipsetli mimariden alıyor. Isınmayı önlemek için 5K IceShield Buhar Odası Soğutma Sistemi ile donatılan modelin tüm detayları 4 Eylül’de açıklanacak.

    Bir diğer model olan TECNO CAMON Slim 5G ise CAMON serisinin gelişmiş kamera yeteneklerini 6,39 mm’lik son derece ince bir gövdeye sığdırıyor. Sanatsal tasarım dilini profesyonel düzeyde görüntüleme sistemi, pratik yapay zeka özellikleri ve özgün renk seçenekleriyle buluşturan modelin detaylı özellikleri ise 7 Eylül’de duyurulacak.

    MEGABOOK dizüstü bilgisayarlardan yeni akıllı telefonlara kadar sergilenen bu geniş ürün yelpazesi, TECNO’nun yeni form faktörlerine ve tasarım yeniliklerine yönelik hamlesini net bir şekilde ortaya koyuyor. Aynı zamanda TECNO’nun insanların yaşama, çalışma ve üretme biçimlerine uyum sağlayan ürün portföyünü genişletmeye devam ettiğini gösteriyor.

    TECNO Hakkında

    TECNO, beş kıtada 70’ten fazla pazarda varlığını sürdüren yenilikçi, yapay zeka odaklı bir teknoloji markasıdır. Gelişmekte olan küresel pazarlarda dijital deneyimi dönüştürmeye kendini adamış olan TECNO, çağdaş estetik tasarımın en son teknolojiler ve yapay zeka ile mükemmel entegrasyonunu sürdürmektedir. TECNO bugün, akıllı telefonlar, akıllı giyilebilir cihazlar, dizüstü bilgisayarlar, tabletler, akıllı oyun cihazları, HiOS işletim sistemi ve akıllı ev ürünleri dahil olmak üzere yapay zeka destekli ürünlerden oluşan kapsamlı bir ekosistem sunmaktadır. TECNO, “Stop At Nothing” marka özünün rehberliğinde, ileriye bakan bireyler için en son teknolojilerin ve yapay zeka odaklı deneyimlerin benimsenmesine öncülük etmeye devam etmekte ve onlara en iyi benliklerini, en parlak geleceklerini takip etmekten asla vazgeçmemeleri için ilham verir. Daha fazla bilgi için TECNO’nun resmî sitesini ziyaret edin: tecno-mobile.com

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Didim Belediyesi’nden Kadınların Üretimine Destek

    Didim Belediyesi’nden Kadınların Üretimine Destek

    Kadınların el emeğini bilgi ve beceriyle buluşturan Uygulamalı Moda Tasarım ve Temel Dikiş Kursu’nda yeni dönem kayıtları başlıyor. Didim Belediyesi tarafından kadınların üretim süreçlerine katılımını desteklemek amacıyla sürdürülen kurs, katılımcılara dikiş ve moda tasarımı alanında kendilerini geliştirme fırsatı sunuyor.

    KADINLARIN EMEĞİ BİLGİ VE BECERİYLE BULUŞUYOR

    Uygulamalı olarak gerçekleştirilen kursta, dikişin temel tekniklerinden moda tasarımına uzanan çalışmalarla kadınların yeni beceriler kazanması ve kendi yeteneklerini geliştirmeleri hedefleniyor. Kurs, kadınların el emeğini üretime dönüştürmelerine ve farklı alanlarda kendilerini geliştirmelerine alan açıyor.

    Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, kadınların üretim hayatında daha güçlü bir yer edinmelerini önemsediklerini belirterek, “Kadın emeğinin değer gördüğü, kadınlarımızın üreterek güçlendiği bir Didim için çalışıyoruz.” dedi.

    DİDİM BELEDİYESİ ÜRETEN KADINLARIN YANINDA

    Didim Belediyesi, kadınların bilgi ve becerilerini geliştirmelerine, üretim alanlarını genişletmelerine ve kendi emekleriyle yeni fırsatlar yaratmalarına katkı sağlayan çalışmalara önem veriyor.

    18-55 yaş arasındaki kadınların katılabileceği Uygulamalı Moda Tasarım ve Temel Dikiş Kursu’nun yeni dönem başvuruları 7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında Didim Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’ne yapılabilecek. Kontenjanlar sınırlı olacak.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Hamdi Ulukaya’nın eve dönüşü

    Hamdi Ulukaya’nın eve dönüşü

    Bir yoğurt fabrikasından 20 milyar dolarlık gıda devine dönüşen Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya Forbes Türkiye’ye markasını gıdada farklı bir lige taşıma planlarını anlattı. Planları arasında Türkiye’de yatırım yapmak da var.

    Forbes Türkiye En Zengin 100 Türk lisesinin zirvesine iki haneli milyar dolarla yerleşen ilk kişi olan Hamdi Ulukaya’yı eylül sayısı kapağına taşıdı. 20 milyar dolar değer biçilen bir gıda devi yaratan Ulukaya, tıpkı ABD yoğurt pazarında olduğu gibi açık ara lider. 2030’da milyar doların üzerinde satış rakamına ulaşacağını söylediği Chobani’nin bu cirosunda Türkiye’nin de payının olabileceğini belirten Hamdi Ulukaya, ülkesinde yatırım kararı aldığını da Forbes Türkiye’ye verdiği röportajda paylaştı.  

    Yaklaşık 2 milyar dolarlık bir ekosisteme işaret eden Türkiye çıkışlı oyun dışı mobil uygulama şirketleri ise eylül sayısının dosya konusu. “App takımı” başlıklı haberde uzun süredir uygulama indirme hacminde dünyanın önde gelen pazarları arasında yer alan Türkiye’nin önemli markalarından Feraset’in kurucu ortağı Hasan Burak Demir, SevenApps kurucu ortağı Furkan Taşel, Stockimg AI’ın kurucuları Aşkın Temel, Buğrahan Zeki Kadak, MobileAction’ın kurucusu Aykut Karaalioğlu, AppNation’un kurucusu Yalçın Özdemir vizyonlarını aktarıyor.

    Gürok Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat da Forbes Türkiye’nin eylül sayısına konuk oluyor. Ailesinin çizdiği yolu izlemek yerine iş hayatına kendi şirketini kurarak başlayan Esin Güral Argat’ın kazandığı deneyimle yıllar sonra döndüğü aile grubunda sanayiden küresel lüks turizme uzanan markaları bugün dünya sıralamalarının üst basamaklarında yer alıyor.

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • İzmir ve Ankara havalimanları yolcu deneyiminde küresel onur listesinde

    İzmir ve Ankara havalimanları yolcu deneyiminde küresel onur listesinde

    Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları’nın işlettiği Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Tiflis ve Üsküp havalimanları Dünya Havalimanları Konseyi (ACI World) Havalimanı Hizmet Kalitesi (Airport Service Quality–ASQ) Müşteri Deneyimi Ödülleri’ni aldı.

    Son 10 yılda düzenli şekilde başarı gösteren İzmir ve Ankara havalimanları onur listesine girmeye hak kazandı. Türkiye’den ilk kez İzmir ve Ankara’nın girdiği listede tüm dünyada 99 havalimanı yer alıyor.

    TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan: “TAV Havalimanları olarak sekiz ülkede işlettiğimiz 15 havalimanında, yolcuların değişen ihtiyaç ve beklentilerini yakından izleyerek en iyi seyahat deneyimini sunmak için çalışıyoruz. Servis şirketlerimizle birlikte yolcu deneyiminin her adımında hizmet veriyoruz. Bu yıl Türkiye’de ve yurtdışında işlettiğimiz dört havalimanı ödüllendirildi.  Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes’in gösterdiği uzun dönemli başarıdan ve onur listesine girmesinden ayrıca mutluluk duyduk. Bu başarıda emeği bulunan çalışanlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    Bu yıl İstanbul’da düzenlenen törende Ankara Esenboğa Havalimanı, Avrupa’da, 5–15 milyon yolcu kategorisinde “en iyi giden yolcu deneyimi” ve “en keyifli havalimanı” ödüllerini aldı.

    İzmir Adnan Menderes Havalimanı da aynı kategoride “en iyi giden yolcu deneyimi”yle birlikte “en kolay havalimanı yolculuğu”, “en keyifli havalimanı” ve “en temiz havalimanı” kategorilerinde ödüle layık görüldü.

    Tiflis Havalimanı, Avrupa’da, 2–5 milyon yolcu kategorisinde “en iyi giden yolcu deneyimi” başta olmak üzere “en adanmış personele sahip havalimanı”, “en kolay havalimanı yolculuğu”, “en keyifli havalimanı” ve “en temiz havalimanı” ödüllerini aldı. Üsküp Havalimanı, “Avrupa’da en kolay havalimanı yolculuğu” kategorisinde en iyi havalimanları arasında yer aldı.

    TAV Havalimanları hakkında

    Havalimanı finansmanı, geliştirme ve işletmeciliğinde küresel bir marka olan TAV Havalimanları, 2025’te 113 milyon yolcuya hizmet verdi. Şirket Türkiye, K. Makedonya, Gürcistan, Kazakistan, Tunus, Letonya, Suudi Arabistan ve Hırvatistan’da toplam 15 havalimanında faaliyet gösteriyor. TAV Havalimanları, iştirakleriyle gümrüksüz mağazacılık, yiyecek-içecek, yer hizmetleri, bilişim, özel güvenlik ve ticari işler olmak üzere havalimanı operasyonun her adımında entegre hizmet sunuyor. Şirket hisseleri Borsa İstanbul’da işlem görüyor ve BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. TAV Havalimanları 2050’de net sıfır emisyon hedefiyle hareket ediyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • İşe alımda ideal süre pozisyona göre değişiyor: Referans adaylar 11 kata kadar avantajlı

    İşe alımda ideal süre pozisyona göre değişiyor: Referans adaylar 11 kata kadar avantajlı

    İşe alım süresinin ne kadar olması gerektiği, şirketler açısından yalnızca operasyonel bir verimlilik konusu değil. Pozisyonun uzun süre açık kalması iş gücü ihtiyacının karşılanmasını geciktirirken, sürecin gereğinden fazla uzaması da nitelikli adayların başka fırsatlara yönelmesine neden olabiliyor. Türkiye için tüm pozisyonları kapsayan standart bir işe alım süresi bulunmuyor. Uzmanlık düzeyi, sektör, lokasyon, ücret seviyesi ve değerlendirme adımları gibi birçok faktör işe alım süresini doğrudan etkiliyor.

    Standart pozisyonlarda 39-45 gün benchmarkı

    Global benchmarklar standart pozisyonlarda işe alım süresinin yaklaşık 39-45 gün aralığında olduğunu gösteriyor. Ancak bu sürenin her pozisyon için hedef olarak alınması doğru bulunmuyor.

    İdenfit’e göre standart beyaz yaka pozisyonlarında 30 gün civarındaki bir iç hedef iddialı ancak makul kabul edilirken, kritik uzmanlık gerektiren veya yönetici seviyesindeki pozisyonlarda daha uzun süreler normal karşılanıyor. Bu nedenle şirketlerin ideal süreyi genel piyasa ortalamasından ziyade kendi işe alım verileri üzerinden belirlemesi öneriliyor.

    Süreyi yalnızca “time-to-hire” belirlemiyor

    İşe alım performansını ölçerken toplam işe alım süresinin yanı sıra sürecin farklı aşamalarının da takip edilmesi gerekiyor. İlk aday geri dönüş süresi, nitelikli aday listesinin oluşturulma süresi, mülakatlar arasındaki bekleme, teklif hazırlama ve onay süresi, toplam “time-to-hire” ve aday kayıp oranı bu ölçümde kritik göstergeler olarak öne çıkıyor. Örneğin toplam işe alım süresi hedeflenen seviyede olsa bile adaylara ilk geri dönüşün gecikmesi veya mülakatlar arasında uzun bekleme yaşanması, şirketin nitelikli adayları süreç içinde kaybetmesine neden olabiliyor. Bu nedenle şirketlerin yalnızca “pozisyonu kaç günde kapattık?” sorusuna değil, “aday hangi aşamada ve neden kaybedildi?” sorusuna da yanıt vermesi gerekiyor.

    Hız kadar doğru aday kaynağı da önemli

    İşe alım süresini etkileyen önemli unsurlardan biri de adayların hangi kanaldan geldiği. İdenfit’in değerlendirmesine göre net bir Türkiye ortalaması bulunmamakla birlikte, uluslararası benchmarklarda referansla gelen adayların işe alınma ihtimalinin iş ilanı platformlarından başvuran adaylara kıyasla 11 kata kadar daha yüksek olabildiği görülüyor. 

    İdenfit CEO’su Onur Bayındır, işe alım süresinin tek başına bir başarı göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

    “İşe alımda her pozisyon için geçerli tek bir ideal süreden söz etmek mümkün değil. Şirketlerin kendi verilerini analiz ederek pozisyon, yetkinlik seviyesi ve aday kaynağı bazında gerçekçi hedefler belirlemesi gerekiyor. Burada önemli olan yalnızca pozisyonu kaç günde kapattığımız değil; nitelikli adaylara ne kadar hızlı ulaştığımız, süreçte hangi aşamalarda aday kaybettiğimiz ve işe aldığımız kişinin uzun vadede ne kadar başarılı olduğu. Özellikle referansla gelen adayların dönüşüm oranlarının yüksek olması, aday kaynağının da işe alım süresinin ve kalitesinin önemli bir parçası olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla daha hızlı işe alım yapmak kadar, doğru adaya doğru kanaldan ulaşmak ve doğru kararı vermek de kritik.”

    Aday kaybını ölçmek işe alım süresini anlamlı hale getiriyor

    İşe alım sürecinin başarısını değerlendirmek için pozisyonların ortalama açık kalma süresi ve başvuru almasına rağmen işe alımla sonuçlanmayan ilanların oranı da önemli göstergeler arasında yer alıyor. İdenfit platformunda başvuruların gün, saat ve ay bazındaki dağılımı, aday başına ortalama başvuru sayısı ve çalışırken iş arayan adayların oranı gibi veriler de takip edilebiliyor. Bu veriler şirketlere yalnızca kaç kişinin başvurduğunu değil, adayların hangi davranışları gösterdiğini ve sürecin hangi noktalarında dönüşüm yaşandığını görme imkânı sağlıyor.

    Yanlış işe alım, süreden çok daha pahalıya mal olabiliyor

    İşe alım sürecini kısaltma hedefinin, yanlış adayın işe alınması pahasına gerçekleştirilmemesi gerekiyor. Uluslararası araştırmalar, hatalı bir işe alımın çalışanın ilk yıl ücretinin yaklaşık yüzde 30’una ulaşabilen bir maliyet yaratabildiğini gösteriyor. Çalışanın seviyesi ve yerine koyma güçlüğüne bağlı olarak toplam ayrılma ve yeniden işe alım maliyeti yıllık ücretin yüzde 50 ila yüzde 200’üne kadar çıkabiliyor. Bu nedenle işe alım performansını yalnızca pozisyonun ne kadar sürede kapatıldığı üzerinden değerlendirmek yeterli değil. İşe alınan kişinin performansı, çalışanı elde tutma ve ilk 6-12 aylık devam oranları da sürecin başarısını ortaya koyan kritik göstergeler arasında yer alıyor. LinkedIn araştırmasına göre şirketlerin yalnızca yüzde 25’i işe alım kalitesini doğru ölçebildiğinden yüksek düzeyde emin. SHRM (İnsan Kaynakları Yönetimi Derneği) verisinde ise şirketlerin yalnızca yüzde 20’si işe alım kalitesini sistematik olarak takip ediyor.

    Aday deneyimi de işe alım süresinin bir parçası

    İşe alım süresinin uzaması kadar, adayın süreç boyunca nasıl bilgilendirildiği de önem taşıyor. Hızlı geri dönüş, kolay mülakat planlama ve düzenli bilgilendirme adayların süreçte daha iyi bir deneyim yaşamasını sağlayabiliyor. Buna karşılık uzun bekleme süreleri, iletişim eksikliği ve sürecin hangi aşamasında olunduğuna ilişkin belirsizlik adayların başka fırsatlara yönelmesine neden olabiliyor.

    İdenfit’e göre şirketlerin pozisyon bazında kendi benchmarklarını oluşturması, her işe alım kaynağının dönüşümünü ölçmesi ve adayların süreçte kaybedildiği noktaları analiz etmesi, işe alım sürelerini daha sağlıklı yönetmelerini sağlayacak.

    Önümüzdeki dönemde işe alımda başarı, yalnızca “pozisyonu en hızlı kim doldurdu?” sorusuyla değil; doğru adayı, doğru kaynaktan, doğru sürede bulup bulamadığı ve bu çalışanın uzun vadede şirkette ne kadar başarılı olduğu üzerinden değerlendirilecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Ağustos 2026

    Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Ağustos 2026

     

    Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %27,95 arttı, aylık %2,57 arttı

    Yİ-ÜFE (2003=100) 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %2,57 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %20,88 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %27,95 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %27,76 artış gösterdi.

    Yİ-ÜFE değişim oranları(%), Ağustos 2026

     
    Ağustos 2026
    Ağustos 2025
    Ağustos 2024

    Bir önceki aya göre değişim oranı
    2,57
    2,48
    1,68

    Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı
    20,88
    20,62
    23,86

    Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı
    27,95
    25,16
    35,75

    On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı
    27,76
    26,28
    46,23

     

    Yİ-ÜFE yıllık değişim oranı(%), Ağustos 2026

    Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %29,68 arttı

    Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %38,88 artış, imalatta %29,68 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %7,57 artış ve su temininde %29,59 artış olarak gerçekleşti.

    Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %27,41 artış, dayanıklı tüketim mallarında %28,54 artış, dayanıksız tüketim mallarında %30,28 artış, enerjide %27,33 artış ve sermaye mallarında %22,06 artış olarak gerçekleşti.
     

    Yİ-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Ağustos 2026

    Sektörlere göre Yİ-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Ağustos 2026

    Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %2,35 arttı

    Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %0,14 azalış, imalatta %2,35 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %6,03 artış ve su temininde %1,40 artış olarak gerçekleşti.

    Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %1,84 artış, dayanıklı tüketim mallarında %2,84 artış, dayanıksız tüketim mallarında %1,51 artış, enerjide %6,99 artış ve sermaye mallarında %1,76 artış olarak gerçekleşti.
     

    Yİ-ÜFE aylık değişim oranları (%), Ağustos 2026

    Sektörlere göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranları (%), Ağustos 2026

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Tüketici Fiyat Endeksi, Ağustos 2026

    Tüketici Fiyat Endeksi, Ağustos 2026

     

    Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %31,51 arttı, aylık %1,84 arttı

    TÜFE’deki (2025=100) değişim 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %1,84 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %22,07 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,51 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %31,79 artış olarak gerçekleşti.

    TÜFE değişim oranları (%), Ağustos 2026

     
    Ağustos 2026
    Ağustos 2025
    Ağustos 2024

    Bir önceki aya göre değişim oranı
    1,84
    2,04
    2,47

    Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı
    22,07
    21,50
    31,94

    Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı
    31,51
    32,95
    51,97

    On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı
    31,79
    39,62
    64,91

    TÜFE yıllık değişim oranları (%), Ağustos 2026

    TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık %33,79 arttı

    En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %33,79 artış, ulaştırmada %35,08 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %39,77 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,12, ulaştırmada 5,94 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 5,01 yüzde puan oldu.

    TÜFE ana harcama gruplarının yıllık değişim oranları ve genel endeks değişimine katkıları, Ağustos 2026

    TÜFE

    Gıda ve alkolsüz içecekler

    Alkollü içecekler ve tütün

    Giyim ve ayakkabı

    Konut

    Mobilya ve ev eşyası

    Sağlık

    Ulaştırma

    Bilgi ve iletişim

    Eğlence ve kültür

    Eğitim

    Lokanta ve konaklama

    Sigorta ve finansal hizmetler

    Çeşitli mal ve hizmetler

    TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık %0,22 arttı

    En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %0,22 artış, ulaştırmada %4,82 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %2,26 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,06, ulaştırmada 0,82 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu. (Ana harcama gruplarına göre endeksler, ağırlıklar ve değişim oranları Ek Tablo-1’de, ana harcama gruplarının genel endeksteki aylık ve yıllık değişime olan katkıları Ek Tablo-3’tedir).

    TÜFE ana harcama gruplarının aylık değişim oranları ve genel endeks değişimine katkıları (%), Ağustos 2026

    TÜFE

    Gıda ve alkolsüz içecekler

    Alkollü içecekler ve tütün

    Giyim ve ayakkabı

    Konut

    Mobilya ve ev eşyası

    Sağlık

    Ulaştırma

    Bilgi ve iletişim

    Eğlence ve kültür

    Eğitim

    Lokanta ve konaklama

    Sigorta ve finansal hizmetler

    Çeşitli mal ve hizmetler

    Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5’li Düzey) 2026 yılı Ağustos ayı itibarıyla, 35 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 5 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 134 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.

    Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık %30,68 arttı, aylık %1,84 arttı

    İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %1,84 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %20,97 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %30,68 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %31,12 artış olarak gerçekleşti.

    Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri ve değişim oranları (%), Ağustos 2026

     
    Değişim oranları (%)
     

    Grup
    Kapsam
    Bir önceki
    aya göre
    Bir önceki
    yılın Aralık
    ayına göre
    Bir önceki
    yılın aynı
    ayına göre
    On iki aylık
    ortalamalara
    göre
    Endeks

    A
    Mevsimlik ürünler hariç TÜFE
    2,80
    23,64
    32,98
    33,39
    137,28

    B
    İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE
    1,84
    20,97
    30,68
    31,12
    133,99

    C
    Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE
    1,81
    20,81
    30,07
    30,47
    133,34

    D
    İşlenmemiş gıda, alkollü içecekler ve tütün ürünleri hariç TÜFE
    2,18
    21,94
    31,25
    31,65
    135,07

    E
    Alkollü içecekler ve tütün hariç TÜFE
    1,71
    22,01
    31,57
    31,82
    134,61

    F
    Yönetilen-yönlendirilen fiyatlar hariç TÜFE
    1,72
    20,38
    29,96
    30,67
    132,73

     

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Profilo Ev Aletleri ve Habitat Derneği’nin Kadın İşi Girişim Projesi İstanbul’da Girişimci Kadınları Bir Araya Getirdi

    Profilo Ev Aletleri ve Habitat Derneği’nin Kadın İşi Girişim Projesi İstanbul’da Girişimci Kadınları Bir Araya Getirdi

    Profilo’nun, Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği Kadın İşi Girişim (KİG) Projesi kapsamında düzenlenen İlham Buluşması, 27 Ağustos’ta İstanbul’un Bahariye ilçesinde gerçekleştirildi. 25 kişinin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, farklı sektörlerde faaliyet gösteren 10 girişimci kadın da bir araya geldi. Etkinlikte girişimci kadınlar; girişimcilik yolculuklarını, işlerini kurma ve büyütme süreçlerinde karşılaştıkları zorlukları ve bu zorlukların üstesinden gelirken edindikleri deneyimleri katılımcılarla paylaştı. Panelde ayrıca kadın girişimciliğinin mevcut durumu ele alınırken, girişimcilik ekosisteminde kadınların karşılaştığı fırsat ve engellere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

    Girişimci kadınlar deneyimlerini ve yolculuklarını paylaştı

    Etkinlikte konuşan COTA Gıda’nın kurucusu Hatice Kılıç, girişimini kurma ve geliştirme sürecindeki deneyimlerini aktararak, karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmek için geliştirdiği yöntemleri katılımcılarla paylaştı. Kılıç, kadın girişimciler açısından finansmana erişimin yanı sıra doğru mentorluk desteğine ve güçlü bir iş ağına sahip olmanın işletmelerin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Fermente Bahçem’in kurucusu Sanem Koçak ise girişiminin kuruluş hikâyesini ve işini büyütme sürecinde edindiği deneyimleri anlattı. Girişimcilik yolculuğunda karşılaşılan güçlüklerin aşılmasında deneyim paylaşımının, mentorluk mekanizmalarının ve girişimciler arasındaki dayanışmanın önemini vurguladı.

    Kadın girişimcilerin karşılaştığı yapısal zorluklar ele alındı

    Etkinliğin konuk konuşmacısı, pazarlama stratejisti, Fractional CMO ve Rise Her Collective Türkiye Başkanı Busena Çelik Zümbül, kadınların girişimcilik ekosistemindeki mevcut konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik Zümbül, kadın girişimcilerin finansmana, mentorluk desteğine ve nitelikli iş ağlarına erişiminde karşılaşılan yapısal zorluklara dikkat çekti. Kadınların iş dünyasında daha görünür ve güçlü hâle gelmeleri için dayanışma temelli toplulukların, rol modellerin ve sürdürülebilir destek mekanizmalarının önemini vurgulayan Çelik Zümbül, kadın girişimcilerin birbirlerinden öğrenmelerinin ve iş birlikleri geliştirmelerinin girişimcilik ekosisteminin güçlenmesine katkı sunduğunu ifade etti. Rise Her Collective Türkiye Başkanı olarak kadın girişimcilerle yakın çalışmalar yürüten Çelik Zümbül, onların görünürlüğünü, iş birliklerini ve profesyonel gelişimlerini destekleyen çalışmalarıyla etkinliğe farklı bir perspektif kazandırdı.

    Soru-cevap bölümüyle etkileşim güçlendi

    Panel boyunca konuşmacıların girişimcilik deneyimleri ve kadın girişimciliğine ilişkin değerlendirmeleri dinlenirken, etkinliğin soru-cevap bölümünde katılımcılar merak ettikleri konuları doğrudan konuşmacılara yöneltme fırsatı buldu. Girişimciler, kendi deneyimlerinden yola çıkarak soruları yanıtlarken, iş kurma, büyütme ve sürdürülebilirlik süreçlerine ilişkin bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Etkinliğin ardından girişimci kadınlar, paylaşılan deneyimlerin kendileri için ilham verici ve yol gösterici olduğunu ifade etti. Böylece İlham Buluşması, girişimcilik deneyimlerinin paylaşılmasının yanı sıra kadın girişimciler arasında bilgi alışverişini ve dayanışmayı destekleyen bir buluşma alanı sundu.

    Kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Kadın İşi Girişim Projesi; iş fikirlerini geliştirmek isteyen kadınlara eğitim, mentorluk ve iş geliştirme desteği sunarken, İlham Buluşmaları da girişimci kadınların deneyimlerini paylaşmalarına, başarı hikâyelerini görünür kılmalarına ve girişimcilik ekosistemindeki diğer kadınlarla etkileşim kurmalarına olanak sağlayan önemli bir paylaşım ve dayanışma platformu olarak öne çıkıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı