Galatasaray

FATİH ALTAYLI’DAN DEĞERLENDİRME

Fatih Altaylı’dan gündem değerlendirmesi!

ALTAYLI’DAN DEĞERLENDİRME!
Fatih Altaylı, Bloomberg HT’de yayınlanan Spor Saati programında spor gündeminde yaşanan olayları değerlendirdi.

DANGALAK HAKEM
İspanyol hakemler çok kötü diye hep söyledim. Bu çocuğun daha önceki maçlarını da seyrettim. Oralarda da çok kötüydü ama dün akşamki rezilliği kayda değer noktadaydı. Bir hakem bu kadar yanlış karar verince; diyorsun ki ‘bu kötü hakem’. Dünkü maçta çok bariz bir şekilde Real Madrid’i kolluyormuş gibi bir hal vardı. Sonra baktık ki öyle bir hal yok. Hakem dangalak! Kötü hakem

OLACAK İŞ DEĞİLDİ
Sahada durduğu yer yanlış. Fiziksel yaklaşımlar yanlış. Berbat bir hakemdi. Fakat İspanya’da berbat hakem sayısı çok fazla. Muhtemelen ya bunun babası hakemdi ya İspanyol MHK’sında bir tanıdığı var. Baştan sona yanlış kararlar verdi. Mesela Ronaldo’ya kaldırılan bir ofsayt vardı. Alakası yok. Tam Zidane’ın arkasında izledim maçı. Olacak iş değildi.

ARDA’NIN ŞANSI YOKMUŞ
Bir yandan kavga dövüş var ama bir yandan da müthiş tempo ve maç var. Hakem yüzünden ilk yarı zıvanadan çıktı ama oyuncular kötü niyetli olsaydı maç bitmezdi. Oranın Fenerbahçe-Galatasaray maçı gibi bir şeyi bu… Tempo, oyuncuların kalitesi ve teknik kapasitesi çok acayip. Biz buranın çok uzağındayız. Arda’nın orada oynama şansı zaten yokmuş.

ORADA OLMASI İMKANSIZ
Bir yandan takımlar sahaya çıktığında ve şampiyon takımın listesinde adının olmamasına insan üzülüyor ama bizim burada seyrettiğimiz Arda Turan’ın o stada seyirci olarak alınması bile risklidir. Arda gibi bir oyuncunun orda olması imkansız. Oyuna bakış açıları, oyun tempoları, savunma ve hücum geçişleri falan çok acayip.

ŞAMPİYON OLMADI
Galatasaray henüz şampiyon olmadı çünkü kırılganlığı ve ligdeki çekişme halen sürüyor. Bakıldığı zaman Fenerbahçe ve Başakşehir’in 3 puan önünde. Başakşehir’le negatif averaja sahip. Galatasaray kaybeder; Başakşehir kaybetmezse şampiyon olamaz. O yüzden hala Galatasaray’ın kırılganlığı var.

GERÇEK OLUYORDU
Akhisar maçından ne kadar korktuğumu sen biliyorsun. Az daha korkularım gerçek oluyordu. Çok sürpriz bir biçimde 2-0 öne geçti. Daha sonra strese girip kalesinde gol gördü. İlk yarı ve ikinci yarı arasında büyük fark var. Galatasaray skoru koruyabilen bir takım değil. Hocanın bunu görmesi lazım.

GOMIS’E YAZIK DEĞİL Mİ?
Gomis penaltı kaçırıyor. Sürekli kaçırmaya başladı. Hoca da diyor ki, ‘Ben attırmaya devam edeceğim’. Attırmaya devam ettireceksin de kardeşim, maç 3-1 olabilirdi. Dönüşte de peş peşe Galatasaray’ın kalesinde gol tehlikesi oldu. Bunlardan biri kalede gol olarak sonuçlansa; o Gomis’e yazık olmayacak mı? Gomis’e penaltı attırmamak mı korumak yoksa attırmaya devam ettirmek mi Gomis’i korumak? Çocuğun üstüne bu yük bindiği zaman dağlara taşlara topu vuruyor.

ONU AĞLATMAK DOĞRU DEĞİL
Barcelona maçına giderken; birkaç Galatasaraylı ile birlikte tabletten bu maçı izledik. Gomis meselesi, çok büyük yanlış. 5-0’ken attır tamam da o noktada skor 2-1’ken çocuğun üstüne bu yükü yıkmak olmaz. Gomis iyi ve pozitif bir adam. Maç sonunda ağlamış. Onu ağlatmak doğru bir şey değil. O çocuğa bu yükü yüklemek doğru değil. Bu yükten dolayı neler çektiğini görüyoruz. Futbolcular, teknik adamların kişilik meselelerinini üstünde uygulayacağı oyuncaklar değildir.

KEŞKE RAMOS GELSE
Terim’in futbol oyununa karşı yaptığı bir kabadayılıktır. En azından Seleznyov’a önlem alırsın. Galatasaray’a keşke Sergio Ramos gelse… Bu sene son senesi, keşke alsalar. Muazzam bir oyuncu. Çin Ligi benim iştahımı falan açmıyor. Soytarılık! Futbolcuların iştahını açıyor sadece. O futbolcular oraya gidiyor emeklilik ikramiyesi gibi para kazanıyor. Ama oynuyor oynamıyor… Drogba mesela Çin’den gelen bize çıkan bir piyango.

BİLEREK GOLÜ ATTI
Akhisar’a ‘Kupayı size bıraktık, ligi Galatasaray’a verdiler’ diyorlar. O zaman Fenerbahçe yenik durumdayken; Fenerbahçeli Sow’un kendi kalesine gol atmasını anlatsın. Eğer böyle düşünüyorlarsa… Ben demiyorumki bilerek kendi kalesine gol attı. Bunu kesinlikle demiyorum ama meseleye öyle bakacaksan ve Okan’a böyle bir şerefsizlik suçlaması yapacaksan; Galatasaraylılar da çıksın desin, ‘Sow, Fenerbahçe’ye gelmek için o golü attı’ desinler… Ayıptır!

GÜVENMİYOR OLMAMIZ…
Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçına baksınlar. Fenerbahçe’de oynamış futbolcuların takımlarına baksınlar. Okan’ın derdi, iyi bir hocalık yapıp, Galatasaray’a teknik direktör olmak olabilir. Onu mu yaparsın bunu mu yaparsın bu hedefine ulaşmak için? Fatih Terim’in sözlerine katılıp katılmamak önemli değil bunla ilgili konuşmayacağım. Türkiye’deki temel mesele; toplum olarak hiçbir şeye güvenmiyor olmamız. Her şeyin altında bir şey arıyoruz.

PARAYI ALMASI HUKUKİDİR
Fatih Terim’in bu parayı almasi hukuki hakkıdır. Hukuk açısından baktığın zaman Fatih Terim son derece haklıdır. TFF, böyle bir sözleşme yaptıysa ve kurallara uygun bunu feshetmediyse; bu para Fatih Terim’in sonuna kadar hakkıdır. Fakat bir şeyin hukuki olması, bir şeyin ahlaki veya etik açıdan doğru olduğu anlamına gelmez. Etik değil.

KIZMIŞ VE İSTEMİŞ OLABİLİR
Zaten çok başarılı olamamışsın. Zaten söz verdiğin beklentileri karşılamamışsın. Artı bir futbol adamına yakışmayacak hareketler yapmışsın. Senin sözleşmen ya bir yerlerden gelen emirle ya da TFF’nin isteğiyle feshedilmiş. Sonra sen de demişsin ki, ‘Tazminat falan almam’. Ha kızmış ve istemiş olabilir. Hukuki olarak sözleşmede varsa; hakkıdır ama bunu istemeyebilirdi.

İSMİ SİLİNSİN
İlk gün söylediğimi yine söyleyeceğim. Böyle bir şey yapıyorsa eğer Türkiye’de spor tesislerine verilen tüm isimleri silinsin. Fatih Terim Stadı olamaz! Sen gidip kebapçıda kavga edeceksin, arkasından sinirle yaptım, bir de tazminat, bunlar halkın vicdanını rahatsız eden şeyler

BAĞIŞLARSA HELAL OLSUN DERİM
Bir istisna söyleyebilirim. Fatih Terim bu parayı alıp der ki, ”Bu parayı çalışarak kazanmadım ve bir kulübün başındayım, ben bu parayı atıyorum, Mehmetçik Vakfı’na bağışlıyorum, ben bu parayı kız çocuklarının okuması için bilmemne vakfına bağışlıyorum’ gibi bir şey söylerse, ben bu sözlerimi yutarım ve helal olsun derim. TFF yönetiminin hıyarlıklarına karşı bunu yapıp parayı almadın, ben de bu işe şapka çıkarırım.” dedi.

LİSTELER ZAYIF
Listelerin tamamını zayıf buldum. Benim ifade etmem bir işe yaramaz. Mustafa Cengiz çok önemli bir vazife yaptı. Baskın seçimi engelleyerek başka adayların ortaya çıkmasına sebebiyet verecek bir kongreye fırsat tanıdı. Mustafa Cengiz istemese; kongreye gitmezdi. Yasal zorunluluğu yoktu. Sözünde durdu ve sözünde durarak kongreye gitti.

SÜREN KABUL ETMEDİ
Dursun Özbek sevdalıları Mustafa Cengiz için kongre yapmayacak diyordu. Ben niyetini biliyordum böyle bir şey yapmayacaktı. Listelere baktığın zaman, listelerin tamamında Mustafa Cengiz’inki hariç, eski başkan Dursun Özbek’in izlerini görüyorum. Üçünde de oradan bir izler var. Garip şeyler oldu geçen hafta… Faruk Süren’i çeşitli farklı gruplar arayarak, ‘başkanlığa aday ol’ dediler. Bir kişi geldi, ‘Adnan Öztürk başkan olsun sen ikinci başkan ol’ dedi, onu da kabul etmedi.

ÖZBEK YENİDEN SEÇİLEBİLİR
Dursun Özbek’e, ”Beni yönetimine alırsan gelirim” diyen Adnan Öztürk, Mustafa Cengiz’e karşı bu söylemlerini yalanladı ve söylemediğini ifade etti. daha sonra o birleşme olmadı ve dört yönetimle seçime gidiliyor. Bu durumda Dursun Özbek’in tekrar kazanma ihtimali olabilir. İlgimi çeken bir mevzu değil ama Özbek’in tekrar seçilmesi, Galatasaray’ı büyük çöküşe götürür.

TEHLİKEDEN KURTARSINLAR
Futbolcuların Özbek yönetiminden ne kadar nefret ettiklerini bu sene gördük. Florya’da ‘ya Özbek gelirse’ diye bir korku var. Gelmese bile, kulübe yağdırmış olduğu ağır faturaları tahsil etmek isteyecektir. Hala bu faturaların neden kaynaklandığını açıklayabilmiş değil. Kulübün ‘anlaşalım’ sözlerine karşılık vermiş değil. Galatasaray’ı gerçekten seven genç ve pırlanta bir grup var. Bu grup biz en iyisi bu seçime gitmeyelim dediler. Yanlış, bu seçime gitmeliler. Oturup anlaşsınlar. Galatasaray’ı Özbek tehlikesinden kurtarsınlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir