Genel

İbretlik Doğum Hikayesi

İlk çocuğumun doğumundan dört sene sonra ikinci çocuğumuz olmalı mı olmamalı mı derken hamile olduğumu öğrendim. Doktora gittiğimde bir de ikiz olduğunu öğrenince saldıracaktım doktora. Geleceğe dair planlarım bir anda alt üst olmuştu ama Allah’ın planının en güzel plan olduğunu da zihnimde tutmaya çalışıyordum. Özel hastanede çok özel doktorumla 33 hafta kontrollerimiz sürdü. Her şey yolundaydı hatta bebekleri baş baş geldiği için normal doğum yapacaktım, doktorum da normal doğumu şiddetle desteklediğini söylüyordu. Fakat nedense son haftalarda benim şiddetle normal doğum isteyen doktorum sezaryen yapmanın daha mantıklı olabileceğini dillendirdikçe bana, endişem bir kat daha artıyordu. Herkes ama herkes ikizlerin normal doğamayacağı kanısındaydı.

İnternette araştırdığımda normal ikiz doğumların bizim ülkemizde çok nadir olduğunu öğrendim. Bunları araştırdıkça üzülüyordum ama hep Allah’a sığındım. Hatta öğrencilerimden biri büyümüş özel bir üniversite hastanesinde aynı sene kadın doğum uzmanlığını kazanmıştı. Onunla konuştuğumda bana “Hocam hiç ikiz normal doğum görmedim, hocalarımda da duymadım. Normal olabilecek doğumları bile bir şekilde ters geldi ya da kordon dolandı diyerek sezaryen yaptık” demez mi? Şok oldum.

Bir öğrencimin annesi de Ankara ZTB doğum evinde Radyolog. Onun önerisiyle bir kez kontrole gittim hastaneye, hiç değilse dosyanız bulunsun ihtiyaç olursa ben yardımcı olurum demişti çünkü. Hastane kalabalık ötesi. Sanki Ankara’daki tüm kadınlar hamile. Sıra bekle, tahlile git, nst çektir derken zaten gün bitiyor. Kalabalık ve hastaların saygısızlığını saymazsak hastaneye, doktorlara ve hemşirelere bayıldım. Hiç de bahsedildiği gibi devlet hastanesinde doktorlar kötü davranmıyormuş meğerse. Doktor haftaya tekrar gelmemi söyleyerek rahatlattı beni. Bu arada 34 haftamızı da bitirmiştik. Bir sonraki hafta yine aynı kalabalık, aynı tahliller ve nstden sonra doktorum sancım olduğunu beni eve gönderemeyeceğini söyledi.

–          Yok, dedim, doktor, ben sancılı değilim.

–          O zaman ikinci bir nst alalım sizden, tekrar bakmış olalım sancınıza.

İkinci nstde de sancım gayet var ama hissedilen bir şey yok. Doktorum henüz 35 haftayı doldurduğum için yatış verdi bana ve doğumu durduracaklarını söyledi. Hayırlısı dedik çıktık yukarı önce muayene edeceklerini düşündüm ben, ama elimden tüm giysilerim dahil her şeyimi aldılar bir de standart gecelik verdiler. Anaaam. Benim herif kapıda kaldı adam tedirgin. Gittim yanına, dedim muayene edecekler ve doğumu durduracaklarmış sen git eve kızımızla ilgilen. Ben serviste yatan hastalarla muhabbet kurup konuşurken nstye bağladılar beni tekrar. Yüksek riskli gebelik bölümünde yatmaktayım şimdi. Ama doğuracak mıyım doğumu mu durduracaklar mı belli değil. 8 kişilik bir koğuşta hepsi riskli gebeler olmak üzere bekleşmekteyiz. Sürekli ağlayanlar sızlayanlar. Allah esirgesin ya ölü doğum ya erken doğum etrafımdakiler. Zaten sancıları hissetmeyen ben etrafımdaki problemli gebeleri gözlemleyip onlara dua etmekten kendi sancımı da farketmemişim herhalde ki bir ara belimde ciddi bir sancı hissettim ama sadece bir kere. Uzman doktor geldi yanıma benimle ilgilenen asistan bebeklerden birinin baş diğerinin makat geldiğini belirtti. Benim sıpa o gün ters dönmüş. Bana sezaryen olabileceğimi söylediler. İlk doğumum normaldi ve çok kısa sürede sancısız gerçekleşti dedim. Nst me bakınca kadının gözleri fırladı yerinden. Zaten bu sancıyı hissetmiyorsan şimdi sen normal de doğurursun ikizlerini dedi. Herhangi bir risk taşımıyorsa normal doğurmayı tercih edeceğimi söyledim. Birinci bebek normal doğup ikincisi de sezaryen olabilir ama seni çok cesur gördüm ben normal doğurturum seni dedi doktor hanım. Beklemeye devam ettik. Bir ara ıkınma hissi oluştu bende. Aha dedim bebek geliyor. Asistana seslenmemle onun bana bakarak “Çabuk sandalye getirin, kadın doğuruyor,” diye bağırması bir oldu.

 

Meğer benim oğlan doğdu doğacakmış. Geldi bir sandalye başıma hemşire ‘kalk sandalyeye otur’ diyor. Çıldırdın mı sen dedim kalkarsam bebek düşecek. Beni iki babayiğit hemşire kucakladıkları gibi attılar sandalyeye. (Anlatırken çok uzunmuş gibi gelse de eni konu en fazla 1 dakika içinde olanlar bunlar.)

 Ben sandalyenin en ucuna popomu koymuş ve kaykılmış bir vaziyetteyim, arkamda iki hemşire biri sandalyeyi itiyor. Öbürü serumumu taşıyor. Asistan doktor benim önümde, elleriyle bebeğin kafasını tutuyor gelmesin diye ve bir yandan bağırıyor bana :

–          Allah aşkına nefes alma bebek gelecek, sakın ıkınma!

Uzun bir koridorda ilerliyoruz sağımız solumuz kutu kutu doğum odaları hepsi boş aslında ama bir türlü girmiyorlar herhangi birine nedense. Bu arada asistan hemşirelere sesleniyor:

–          Arkamda çarpacağım bir şey var mı, arkamı göremiyorum!

Bendeki genişliğe bakın:

–          Yok yok ben sana haber veririm bir şey çıkarsa çarpacağın.

Asistan şoklarda: “Manyak mısın kadın sen bu nasıl doğum” derken bir ağlama sesi.

–          Dur dur duruuuuun arabayı itekleme bebek doğdu.! Makas getirin, şunu getirin bunu getirin diye bağırıyor hâlâ bizim asistan.

Tabi doğum odasına yetişemedik biz koridorda, tekerlekli sandalyede doğurdum ve tüm hastane hemşireleri doktorları hasta bakıcılar tepemizde. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar.

Oğlanın göbek kordonu kesildikten sonra aldılar beni bir odaya nihayet. Hemen uzman geldi, zira bebek ters. Anestezi doktorunu çağırdılar.

Uzman: Bebek ters birinci doğum oldu ikincisini bekliyoruz. Belki sezaryen gerekebilir, hazırlıklı ol.

Anestezist: Doktor hanım neyi bekliyorsun? Gerek yok gidelim hemen ameliyathaneye.

Uzman: Ya ben normal doğurtacağım bu kadını.

Anestezist: Heyecan mı arıyosunuz siz, inelim hemen.

Uzman: Ben sana ameliyat edelim demiyorum, hazırlıklı ol.

Tepemde kapışıyor iki doktor resmen. Uzman hanım fırçalarken diğerini ikinci bebeğin su kesesi bir patladı… Yeminle polis panzerleri tazyikli su fışkırtır ya eylemcilere aynen öyle. Sanki uzman doktoru destekler gibi, doktorda ne üst kaldı ne baş. Allah razı olsun uzman hanım uzmanlığını gösterdi ve makat gelen kızımı da hiç zorluk çekmeden doğurttu. Zaten minicik ayak ve ellerini kıymık çıkarır gibi narince pırtlattı…  Asistanlar şoktalardı resmen. Ya dedi birisi resmini asacağım doğumhaneye, gık demeden ikiz doğurdun. Diğer asistan dikişlerini ben atacağım senin kimselere bırakmam tarih yazdın valla tarih dediler.

Bu arada kocacım doğuma girdiğimden habersiz anamla teyzemi almış gelmiş, hemşireler beni özel odamıza indirdiler bizimkiler muhabbette tabi. Yukarı sorduklarında doğuma girdi ama ne zaman doğurur bilemeyiz demişler ya, onlar da muhabbetin gözüne vurmuşlar. Kucağımda iki bebekle odaya girdiğimde şaşkınlıktan dilleri tutuldu. Eşimi aradığımda ise (erkek olduğu için doğum katına almamışlar ziyaret saati dışında diye) dalga geçtiğimi sandı çünkü doğumun durdurulacağını sanıyordu garibim. 

 

İşte böyle, millet ikizler normal doğar mı doğmaz mı diye tartışadursun, ben çatır çatır ikisini de normal doğurdum da geldim. Gerçi biraz anormal oldu benim doğum da ama… 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir